Suzuki Burgman 650 mi ? BMW 650 GT mi ?


Ara sıra Facebook ta bizim “Turkiye Suzuki Burgman 200/400/650 Club” ta, diğer gruplarda, forumlarda denk geliyorum;
“Maxi-Scooter a niyetliyim. Sizce Suzuki Burgman 650 mi ? BMW 650 GT Scooter mı ?”

Güzel soru ama neye göre :) İkisi de muhteşem motorlar evet, marka adları duyulduğunda içimizin kıpır kıpır olduğu bir an. 
Şimdi kızacaksınız belki; bana sorarsanız biraz marka, logo takıntısı olanlar için BMW. Takıntılardan uzak, isminin MotoGP de dahi başarılarla geçtiği, dünya scooter motosiklet pazarında son üç-beş yıl değil, onlarca yıl var olan, kendisini kanıtlamış, değiştirmiş Suzuki.



Internette bu iki markayı karşılaştıran onlarca video ve yazı dizisi var. Tarafsızlığından en ufak şüphem olmayan bir video nın sonunda ortaklaşa şu karara varıldı;
“BMW is excellent and GT is still sporty but Burgman is a hardcore traveling machine!!”



Ben 2 yıla yakın bir süredir Burgman 650 kullanıyorum. BMW nin 650 Sport ve GT modellerini test edebilme şansım oldu. İyi ki Burgman dan yana tercihimi kullanmışım diyorum kendime.

Bir ağabeyimiz ise her iki modelin beş yıl kadar bir zaman zarfı içinde sahibi ve uzun yolculukları oldu. O yüzden onun yazılarını burada dile getireceğim.



-------
Yaşım itibari ile epey marka/model motosiklet ile haşır neşir oldum. Zamanla işin ticareti ve teknik kısmına da el attım, bir şekilde bulaştım. Son yıllarda, sanırsam bunda yaşında tesiri var; pratiklik, bagaj ihtiyacı ve vitesten kurtulmak için kendimi scooterlar içinde buldum. Son olarak bir baktım altımda hep maxi-scooter.
Bende BMW ciler gibi düşünüyordum. BMW motorda son nokta.... Hele ki bir GS tayfası var ki :) Çok GS sahibi arkadaşım oldu. Aralarında bir kenara koyduklarımda var elbette ama ....... Burada çok söz etmek istemiyorum. GS sahiplerine saygısızlık, yanlış anlaşılmalara mahal vermek istemiyorum.
Neyse, BMW nin adı var, büyük marka, müşterisini mahçup etmez. Bir şekilde 250cc lik maxi-scooterlardan sonra BMW 650 GT sahibi oldum. Çok mutluydum. Artık son motorum bu olur diyordum. Taki 1 sene sonra arkadaşımın Suzuki Burgman 650 sini sürene kadar. BMW ile kısalı, uzunlu turlara çıktım. Bir takım rahatsızlıklarım vardı, ısınamadım BMW ye. Keşke o Burgman 650 yi kullanmasaydım dedim kendime.



Çevremde bir çok Burgman ve BMW scooter kullanan arkadaşım oldu. Bu dostluk çerçevesindeki BMW-Burgman kapışması hep bir BMW-Mercedes, Nicon-Canon, Yamaha-Honda gibi olmuştur. Sırf bizlerde değil elbette, kullanan herkeste ama burada önemli olan kıyaslama yapabilmek, doğruları söyleyebilmek için her iki motosikleti aylarca hatta yılarca kullanmak, yol yapmak, motosiklet tecrübesi olması  gerekli. Ben yapım itibari ile sahibi olduğum motoru dahi yeri gelir yerin dibine sokarım. Asla acımam.
Konusu açıldığında dostlar ile geçen bu iki motor mukayesesinde ben her zaman bir adım öne çıktım. İki scooter motosiklete 5 sene zaman zarfı içinde sahip oldum. Tecrübesi, sahibi olan konuşsun diğerleri sussun dediklerimde hepsi ağzımdan çıkan cümlelere bakıyordu.



Öncelikle şunu belirteyim. Dünya çapında, dev Alman markası BMW büyük bir firma, asla tartışılmaz, kimsenin de itiraz edeceğini sanmıyorum. Ama bence BMW sadece spor araba, parası olanlar için, günde 1000km yol almayı motor sürmek sananlar, kendini değil, motorunu gezdirenler için 150bin TL lik GS ler yapsın. Asla scooter motosiklet işinde olmamalı. BMW aynen Yamaha gibi scooterda benim gözümde sınıfta kalmıştır. 
Artı ve eskilerini dile getirmeye başlayayım. Bunlar benim şahsi fikrim. BMW scooter sahibi olanlar tamamen farklı düşünebilirler. Biraz ironı yapayım bu arada :) Mazisi son dört-beş yıla dayanan BMW scootera sahip olanlar, on yılı aşkın scooter motosiklet pazarında olan Suzuki Burgman kullanmamış ve halen BMW de ısrarcı ise tamamen stcokholm sendromu içindedirler..........

Eğer yamaha xmax tarzı bir motordan BMW ye geçmiş iseniz BMW size Ferrari gibi gelebilir. Aşağı yukarı, güç farkları olsada ayni tipte motorlar. City Sport tarzı motorlar. İngiliz atları gibi; kalkışları çok seri ama sonrasında yarışı bırakırlar. Finish i arap atlarına bırakırlar. Ha bu arada arapları ve at yarışlarını hiç sevmem :) Yanlış anlaşılmasın.
Çok fazla teknik detaya girmek istemiyorum.... Halk dili ile, karışık bir şekilde yazacağım.



BMW, yağlamasını kutu içinde yapan zincir aktarma sistemi kullanıyor. Bu yüzden ilk kalkışta seri olması normaldir. BMW de tam gaz ile kalkarsanız deli serpe gibi kendini sağa sola atacak his ile kalkar gider. Unutmayalım ki; kontrolsüz güç demek, güç değildir. Suzuki Burgman 650 çok hantal kalkar sanmayın asla. Power modunda %5-10 arası BMW den daha seridir, kalkışı terayağından kıl çeker gibidir. Farkını cümlelere dökmem imkansız. Deneyip görmek lazım.
Burgman 650 de standart scooterlar gibi ne kayış, ne de zincir ile aktarma olur. CVT sistemi denen altı dişlinin hareketi ile vites geçişlerini yapar. Dünya motosiklet literatüründe en sağlıklı sistem olarak kabul görmüştür. 60binlerde aktarma sistemi bakıma girer ve sadece yan aktarma organı çelik kayış değişir. Bu kayışta bildiğiniz kayıştan değildir. Zincir gevşedi, pislendi, zincir yağı, zincir değişimi gibi derdi yoktur. Servisleri zamanında olan Burgman 650 nin aktarma olayı ömür boyu ilk günkü gibidir. Performansında en ufak bir fark olmaz.



BMW ciler sanki çok büyük bir artı gibi kadranda, lastik havalarının basıncını takip ettikleri bir ekran olduğunu öve öve dile getirirler. Evet var. $20 a Aliexpress ten temin edilen sistem var. Ama asla avantaj değil. Fiyaskodur.
Lastikçideki kalibreli hava ölçer ile değerler asla tutmaz veya benzin istasyonundaki tabanca ile. Kaldı ki siz hava basarken ayni anda tek kişi iseniz nasıl panele bakacaksınız, bastığınız doğru basıncı göreceksiniz. Ben Burgman 650 de bu $20 lık aleti kullandım ve aletin paneli seyyar idi. Hava basarken ekran paneli yanımda, büyük rahatlık oluyordu.






Bence biz scooter sevenlerin scooter ı tercih etmesinin asıl sebebi, sele altı geniş bagajdır. Günlük kullanımda veya uzun turlarda çok eşya taşımaktır. Burgman 650 de bagaj BMW 650 GT ye göre bir tık fazladır. Bir tık demeyin. Yer yerdir ve uzun turlarda değerini anlarsınız. 
BMW 650 Sport a ise hiç değinmiyorum. Saçma sapan bir körük sistemi :) Motor parkta iken BMW 650 GT nin yarısı kadar bagaj var ama motor yol alırken !!!!! 

Malzeme kalitesi, özellikle plastik parçalar Burgman 650 ile mukayese bile edilmez. BMW' nin burada geri dönüşümden, 3. sınıf kalite plastik kullandığı aşikar.



Artçı ve sürücü koltuk konforuna gelelim. Tasarımı ile Burgman 650 kral koltuğu, BMW ise eski köy kahvelerindeki tahta sandalyeler kadar olmasa da idare edecek durumdadır. 150-200km de bir durup popişi rahatlatmak gerek. Ama bence BMW bu konuda doğru düşünmüş. Her motor sürücüsü 200km de bir durup dinlenmesi gerek :) 
Şaka bir yana Burgman 650 ile depo bitene kadar yol alın, ne sürücü ne de artçı popo, bacak arası, bel rahatsızlığı çekmez. Eşim BMW 650 GT den sonra ilk defa uzun turumuzda Burgman 650 ye artçı olarak bindiğinde, molada motosikletten iner inmez bu konuya değindi.



Oturuş ve sürüş pozisyonu BMW de adeta sopa yutmuş tarzda oluyor. Beliniz her daim dik. Sanırsam GS den gelen bir alışkanlık BMW scooterlarda da var. Burgman 650 de ise gidon, açık kuş kanadı yapısı itibari ile yayıla yayıla oturursunuz. Her tür pozisyona girersiniz sele üstünde. 
BMW de ayak uzatma mesafesi ileri doğru fazladır. Geriye doğru ise azdır. Fakat ayağınızı tam olarak ileri uzatınca  ayaklarınızın yarısı dışarıda kalır. Burgman 650 de %20 bükük bir şekilde en ileri uzatabiliyorsunuz ayağınızı ama geriye doğru 6-7 farklı pozisyonda değişiklik mümkün.

Yakıt tüketimi konusu hiç konuşmak istemediğim bir konu. Bunlar motosiklet, arabalar gibi fazla yakmaz. 650cc motor en ekonomik durumda 3.5-4lt (altını söyleyen var ise ya yalan söylüyor veya matematik hesabında sorun var), agresif kullanımda ise 6.5-7lt tüketimi olur. Bu tamamen sizin gaz kolu ile olan ilişkinizle doğru orantılıdır.



BMW nin servis ağları sadece 4-5 büyük şehirdedir. “Son 5 yıl içinde motorda şu sorun tespit edildi, bu parçalar değişecek” diye sizi durmadan servise çağırırlar. Bu konu ciddi. Araştırın lütfen. Argesi, testleri yapılmayan bir durum uyandırıyor akıllarda.
Servis ücretleri ise feci :) Piyasada 60 TL olan ayni yağı sırf BMW etiketi var diye 350-400 TL den giydirirler. Bir bakmışsınız en ufak bakım size işçilik ile 1500 TL üzeri gelmiş. Hele birde servise uzakta iseniz her bakım için 1000lerce km git-gel yol yapacaksınız.



BMW de Yamaha Tmax tarzı ayna var ama arka görüş açısı hüsran.......
Burgman 650 ise konumu itibari ile görüş 10 numara, sorunsuz, geniş. Bir düğme ile sıkışık trafikte filtreleme ile ilerleme, dar alanlarda parkta katlanması ise cabası.
Yine BMW aynalarında en büyük sorun kör nokta alanın geniş olması. BMW gelen feedback lerden bu büyük sorunu görmüş olacak ki sanırsam 2017 modellerde aynalarda ledli kör nokta uyarı sistemi kullanmaya başladı. 

Ön far aydınlatma olayında Burgman 650 açık ara önde. Geceleri muhteşem bir aydınlatma, kısa farda iyi bir uzak görüşü mevcut. Ayni durumu tek far H7 ampül kullanan BMW de göremedim.



Gelelim B650 deki triptonik vites ve power mode olayına.... :)
Çok fazla lafa gerek yok bu konularda. Sadece bu yüzden dahi Burgman 650 tercih edebilir çoğu kişi. Özellikle uzun yokuş inişlerinde motor freni niyetine manuel vites kullanımı ve sport modda 67 beygirlik, 290kg lık canavarı kullanmanın tadından yenmez.



Aralarında sanırsam 10-20kg lık bir fark vardı sanırsam. BMW daha hafif. Beygir güç farkları ile performans bakımından bu ağırlık farkı sorun teşkil etmez. Neticede yazının başında söyledim. BMW, City Sport tarzı motor ve belki bu ağırlık farkından dolayı kalkışı hızlı. Ama unutmayın; ağır motor yere daha sağlam basar ve konfor içerir.



Burgman 650 kullandıktan sonra farkettimki BMW 650 GT de motor sesi ne kadar fazlaymış. Hele o dururken, rölantide motor çalışırken vibrasyon !

BMW scooter yapıyor ama benzin deposu kapağı üzerine kilit koymayı unutuyor !



250kg üstünde her iki motorda geri vites olmaması iki dev firma için büyük ayıp. Bu ağırlıktaki motorları ayakla geri itmek adeta çin işkencesi. BMW de sele yüksekliği deneniyle ayak uçları ile itmek biraz daha zor. Burgman 650 de selenin az buçuk alçak olmasından ayak tabanından en azından güç alınabiliyor.

Amortisör konforuna da değineyim. Her iki motor yine ağırlık itibari ile bozuk yollarda sancılı. Sürücü ve artçıyı rahatsız etmiyor ama motora içiniz acıyor. 



Motorda denge ve virajlarda motorun tepkisi Burgman 650 de sürücünün yere daha yakın olmasından ağırlık merkezi alttadır. Ayrıca ön tarafa doğru motor yerleşimi ve pistonların nerede ise gidonun altında çalışmasından dolayı düşük hızlarda denge ve viraj içinde yatma konusunda Burgman 650 açık ara öndedir. Virajlarda korkmadan Burgman 650 nizi kontraya sokup, yatırabilirsiniz elbette iyi lastikler ile ve eğitimli sürücü iseniz. Şahsen BMW 650 GT de özellikle virajlarda hep bir tedirginlik söz konusu idi.

Sıfır ve ikinci el fiyatları ikisinde de vergilerden dolayı anlamsız derecede pahalı. Burgman 650 nin ikinci el piyasası daha iyi.






Tüm bu düşüncelerimden sonra özetle şunu söyleyebilirim. Her iki markada tartışılmaz kendisini kanıtlamış, güven veren, adı olan firmalar. 
BMW hatları itibari ile biraz daha genç işi. Agresifliği, sportif sürüşü seven, BMW-Mercedes arabaya biniyorum gibi marka meraklı, maxi-scooter seçerken araştırmayan, okumayan, sorgulamayan, denemeyenler için acele ile verilmiş bir tercih.
Suzuki Burgman ise motosiklet üzerine tecrübeli, daha bilinçli, ununu elemiş, ağır abi modunda, artçısı, eşyaları ile uzun turlarda konforu ön planda hedefleyen kitle motosikletidir.
Bir diğer tavsiyem ise; sahibi olduğunuz scooter motor ne ise asla, deneme amaçlı dahi olsa bir Burgman 650 yi kullanmayın. Kendi motorunuzdan soğur, geceleri uyku girmez gözünüze. Bankaların yollarını aşındırır, kredi hesapları yapmaya başlarsınız.

Cardo Scala Rider SmartPack Motosiklet Intercom İnceleme


Motosiklet üzerinde yol alırken gelen telefon çağrılarını cevaplamak, arama yapmak, müzik/radyo dinlemek, navigasyon uyarılarını almak, artçınız veya bir başka motosikletteki arkadaşınız ile konuşmak çok tavsiye edilen bir durum olmasada yıllardır bu durumlardan vazgeçemiyorum. Hoşuma gidiyor.... Kaskı kafama geçirir geçirmez ilk yaptığım olay müziği başlatmak. 
Evet; eğer acemi, tecrübesiz, eğitimsiz sürücü iseniz bende tavsiye etmiyorum.


Montumun iç cebindeki telefona bağlı standart Samsung kablolu kulaklık ile bu işi götürdüm. Uzun turlarda ise ikinci bir cep telefonunu navigasyon olarak motosiklet gidonu üzerinde kullandım.




Lakin ikinci bir telefon ile ses bağlantım olmadığı için sesli uyarıları alamadım. Büyük eksiklik mi ? Çokta değil aslında ama şehiriçlerinde yönlendirmede ve kullandığım özel aplikasyonların uyarılarını almak güzelde olurdu.



Müzik ve telefon çağrıları için kablolu Samsung kulaklık vazgeçmezlerimden. 
Neden mi ? Bir kere pil bitti, beni yarı yolda bıraktı derdi yok. Silikon kulaklıklar sayesinde kulağıma tam oturuyor ve kask içindeki rüzgarı adeta emiyor. Buna rağmen araç sesi, korna gibi dış etkenlerdeki sesleri işitebiliyorum. Müzik ses şiddetini aşırı açmıyorum. Ucuz. Kablosu mu koptu, at 40-50TL ye yenisini al. Kablo üzerindeki 3 düğme ile müzik ve telefon çağrı komutlarını eldiven ile kolayca yönetebilme. 
Eksikleri yok mu ? Var elbette. Bir kablo karmaşası oluyor. Bu durumu kabloyu dolayıp, paket teli ile sabitleyerek kısaltarak çözüyorum. Kaskı takarken iki kulaklığı kulağına tam oturt, yerleştir. Soketi cep telefonuna tak gibi zamanla pratiklik kazanılan konular....

Bir ara hadi dedim şu motosiklet kask intercomu kullanayım. Tabi gittik çan çin çon işi ucuz bir ürün satın aldım. 





Taktım, kullandım, tecrübe ettim. Tövbe dedim... Sonra yine eski yöntem ile devam. Ürün inceleme yazım için tıklayınız.

Gel zaman, git zaman bu intercom sevdam yine kıpraştı. Yol arlırken diğer motosikletli arkadaşlar ile görüşmek, önümde navigasyon amaçlı kullandığım cep telefonunun seslerini işitmek bu kıpraşmanın sebeplerinden.



Bu sefer ürün seçiminde hata yapmak istemiyordum. Pek araştırmaya gerek yoktu. İyi olarak bilinen ve dünyada kabul görmüş, pahalı ama rakibi olmayan tek marka vardı. Cardo Scala Rider.
Yıllar önce bir arkadaşımdan ödünç Scala Rider 9X modelini kullanmıştık. Her yönü ile beni memnun etmişti.
Şimdi yeni modelleri vardı ve aralarından birini seçip, en ucuza temin etmeye sıra gelmişti. Türkiye ve Amerika fiyatlarında bariz uçurum vardı. Orta seviyedeki ihtiyaçlarımı karşılayacak SmartPack Duo modelini belirleyip bir arkadaşım ile Amerika Amazon sitesinden satın aldık. Kutusunda, açılmamış, bir çift ürünün fiyatı kargo dahil 1800TL ye, €390 (14 Şubat 2018) bir hafta içinde elimize ulaştı.
Ürün daha yolda iken tüm manuellerini, forumları, blogları, video kanallarını hatim indirmiştim bile. 
Kutuyu açtık. Cillop gibi iki adet ünite ve yan aparatları. Bir heyecan bastı bizi. Hemen montaja koyulduk ve deneme-yanılma ile testler...



Öncelikle şunu belirtmek istiyorum. Cihazda AGC (Advanced Gain Control - Kask içi gürültü sesini açma) yazılım özelliği ve kaliteli bir çift hoparlör olmasına karşın ben ses kalitesinden memnun kalmadım. Çan çin çon marka intercomlara göre elbette kat kat daha iyi ama bilmiyorum daha önce tecrübe ettiğim 9X i Schuberth kaskta kullanmıştım. Sıfır ses alıyordu içine ve 9X ses kalitesi çok iyi idi. Bir diğer konu ise bugüne kadar alışık olduğum silikon tapalı kablolu Samsung kulaklığın kulağıma izole olmasından dolayı bas ve tizlerin net, sesin temiz, kaliteli olmasıda diğer etken.



Nasıl bir çözüm buldum ? Mevcut hoparlörleri kask içindeki yuvalarından sökmeden ünite soketine kablolu Samsung kulaklığı taktım. Ürün ayar yazılımından AGC özelliğini kapadım. 
Eveeeeet :) Adeta bomba.... Harika oldu. Cihazın ses çıkış kalitesi süper ötesi. Son seste dinlemek imkansız.
Tek sorunu biraz teferruatlı oldu. Önce buff ı tak sonra kaskı koltuk üzerine bırak, kulaklıkları kulağına oturt ve son olarak kaskı kafana geçir.
Ne yapalım ! Gülü seven dikenine katlanır.


Ürün kutusu içinde neler var ? (SmartPack DUO modeli)
2 adet ana ünite modülü
2 adet kask bağlantısı mandal aparatı (modül bunun üstüne otuyor)
2 adet kask bağlantısı yapışkan aparatı (modül bunun üstüne otuyor)
2 adet iki çift hoparlör takımı
2 adet duck tipi mikrofon, yedek rüzgar süngerleri ve montaj mandalı
Birkaç cırt-cırt, çift taraflı bant vs. montaj parçaları
Kullanım kılavuzları (malesef Türkçe değiller), reklam broşürleri vs. dokümanlar




Ana Ünite Modülü :
Su geçirmez, toza dayanıklı ünite; silikon kapaklı, Samsung telefonlarda kullanılan micro USB soketi üzerinden 5V enerji ile şarj oluyor. Ünite tam boş iken 3 saat süre zarfında tam dolu duruma geliyor.
Radyo, MP3 te 8-10 saat, intercom görüşmesinde 13 saat ve stand-by da 7 gün deşarj süresi mevcut.
Üzerinde bir adet roller, 4 adet (roller üzerindeki dahil) düğme yerleştirilmiş. Bu düğmelerin kontrolü eldivenle çok rahat ve yerleri zaman içinde pratik ile kolayca bulunuyor. Ayrıca bir adet değişik renklerde yanan led mevcut.
Kask bağlantı aparatına çok rahat bir şekilde oturuyor ve pine basarak çıkabiliyor. Oldukça rijit. Doğru takılması durumunda pin harici çıkması imkansız.
Eldiven ile dahi kolay bir şekilde açılan-kapanan anteni mevcut. Bu anten intercom görüşme sırasında ve radyo kullanımında mesafe arttırma, parazit azaltma amaçlı kullanılıyor.



Üniteye iki adet cep telefonu veya iki adet GPS cihazını Bluetooth ile eşleştirebiliyorsunuz. Ben iki adet cep telefonunu (bir tanesi mont cebimde; telefon çağrıları, MP3 dinleme. Diğeri motosiklet gidonu üzerinde navigasyon, rota, harita, teknik veriler ve yol kayıt-takip amaçlı) bağladım. Her iki telefonun kontrolünü, seslerini BT üzerinden, kablosuz olarak alabiliyorum.



Ünite üzerindeki 3 düğme ile modları kullanabiliyorsunuz. 
1. Play (Audio) düğmesi : FM radyo ve MP3 çalmak.
2. Telefon (Mobile) düğmesi : Cep telefonu üzerinden arama yapmak, gelen çağrıları almak, görüşme yapmak.
3. Interkom (Intercom) düğmesi : Ünitenin eşleşmiş olduğu diğer üniteler (motosiklet sürücüleri ve artçılar) ile full-dublex konuşma yapmak.

Roller ve üzerindeki düğme ile birlikte yine yukarıdaki üç mod düğmesi ayni zamanda onlarca fonksiyon amaçlı kullanılıyor. Hatta bazı düğmeler ve roller farklı modlarda değişik amaçla kullanılıyor. Onlarca işlemi hatırlamak, neyi nasıl yapacağını bilmek, birşeyi başlatmak ve sonlandırmak biraz geniş hafıza istiyor. Ama sık kullanımda hepsinin nasıl olduğunu hatırlıyorsunuz.


SmartPack Genel Özellikler :
- İki çeşit interkom modu ile iletişim;
1. DMC Mod (Dynamic Meshwork Communication) : Dört üniteye kadar, birbirlerine ağ şeklinde bağlı olup 5km açık alan menzili içinde karşılıklı full-dublex konuşma modudur. Kullanıcı grupları kurarak, kimin kiminle konuşacağı, dışarıdan gelen veya sizin yaptığınız telefon çağrılarını gruba entegre etmek gibi birçok özellik mevcuttur.



2. Bluetooth Mod : 9 kişiye kadar, birbirlerine bağlı şekilde 1.6km açık alan menzili içinde karşılıklı konuşma modudur.
- Click-to-Link : Yolda hiç tanımadığınız bir Scala Rider kullanıcısı ile çok basit ve kolay şekilde interkom iletişimine geçmek.
- VOX ve Voice Command : Cihazın özelliklerini, fonksiyonlarını düğmeleri kullanmadan sesli komutlar ile yerine getirmek.- Cardo Gateway : Scala Rider harici farklı marka interkom cihazlarını ünitenize eşleştirme, interkom iletişimine geçme.
- Intercom-to-Mobile : Intercom esnasında iletişim halinde bulunduğunuz diğer ünite menzil dışına çıktığında otomatik olarak cep telefonu çağrısı ile bağlantı kurma.




- Cihaz ile ilgili tüm işleri (modlar, fonksiyonlar, ayarlar vs.) dört farklı şekilde yapılabiliyor.
1. Sesli komutlar ile,
2. Ünite üzerindeki düğmeler ile,
3. Cep telefonunuza yüklediğiniz Cardo SmartSet programı ile,
4. Cardo Community web sayfası ile (USB kabloo ile bilgisayar bağlantısı ister)
- Dinlemiş olduğunuz MP3 müziği veya radyo kanalını diğer ünite(ler) ile paylaşma.
- Interkom esnasında diğer ünite(ler) ile görüşürken arka planda sizin ayarlayacağınız ses şiddetinde MP3 müzik dinleme imkanı.
- Ünite üzerinde tek tuşla, cep telefonu veya sesli komut kullanmadan daha önceden programladığınız bir kişiyi arama özelliği. Acil bir durumda veya sıklıkla iletişime geçtiğiniz kişi olabilir.
- Son yaptığınız telefon görüşmesini tek tuşla arayabilme
- Ses komutu ile telefon rehberinizdeki kişiyi arayabilme
- Ses komutu ile ünite üzerindeki düğmeyi kullanmadan gelen çağrıya cevap verme
- Gelen cep telefonu çağrısını veya sizin aramanızı belirli üniteler/gruplar ile paylaşabilme.
- Grup veya özel interkom görüşmesi
- Bluetooth özelliği olan GPS cihazınız sesli mesajlarını işitme
- Cep telefonunuzda kayıtlı MP3, internet üzerinden radyo kanallarını dinleyebilme
- MP3 dinlerken ses açma-kapama, sesi mute durumuna getirme, önceki-sonraki şarkıya geçme, 10 sn. lik demo şeklinde listedeki şarkıları teker teker dinlemek ve istediğiniz şarkıda dinlemeye devam etmek
- RDS özellikle FM radyo dinleyebilme
FM radyo dinlerken ses açma-kapama, sesi mute durumuna getirme, önceki-sonraki kayıtlı kanala geçme, 10 sn. lik demo şeklinde frekans sırasına göre kanal tarama ve istediğiniz kanalda devam dinlemeye etmek, sevdiğiniz kanalı kaydetmek, 6 kanalı tek tuşla tarayıp en kuvvetli kanalları yakalayıp kaydetmek
- FM radyoda RDS özelliği ile düşük güçte bir kanalı dinlerken otomatik olarak atlama yapıp daha güçlü bir kanala geçme
- Her ses durumunda sesi mute durumuna getirme
AGC (Advanced Gain Control) : Kaskınızın içindeki rüzgar gürültüsüne göre hoparlör sesinin otomatik olarak alçalması-yükselmesi
- Modlar ve fonksiyonlar için anons alma
- Ünite üzerindeki 3.5mm stereo jack soketi ile kulaklık tipi hoparlör kullanabilme imkanı
- Su geçirmez ve toza dayanıklı ünite

Tüm bu özellikleri resimler ile gayet açık, anlaşılabilir şekilde anlatan ve ayarlar için iki adet ingilizce kullanım kılavuzu mevcut.


Yine Youtube üzerinde güzel anlatımlı videolar mevcut.

Link 1 - Link 2 - Link 3

*** Konu ile ilgili güncellemeler Burgman 650 web sayfamda devam edecektir.


Motosiklette Low Side / High Side Nedir ?




Önce video üzerinde konuşalım. Video da ilk bölümde motosiklet low side/lowsiding da, ikinci bölümde ise high side/highsiding kalıyor.
Şimdide bu terimleri biraz açalım, üzerine konuşalım.

Low Siding = Alçak yanlama, alçak yana düşüş 
High Siding = Yüksek yanlama, yüksek yana düşüş

Low Siding :
Virajda arka tekerin kaymasına sebep olacak bişey yaparsanız (arka fren, motor freni, gaz açma, yol zemininin kaygan olması, şanzımandan dolayı arka tekerin kitlenmesi, vb)
Örneğin arka freni fazla sıktınız  diyelim. Motor viraj içine düşer ve viraj dışına doğru sürüklenir. Genel olarak sizde ve motorunuzda ciddi hasarlar ortaya çıkmaz, Buna low side / lowsiding denir.  

High Siding :
Viraja giriyorsunuz. Yine arka freni fazla sıktınız ve motorun yatıp kayacağını anladınız ama motoru kontrol altına alabilirim hissine girdiniz ve arka frenden ayağınızı çektiniz.
Ne oldu? Bu sefer kaymaya başlayan arka teker, tekrar yola tutundu. Tutununca o ivmeyle sizi üzerinden atıp takla attırdı. İşte buna da high side / highsiding denir. En tehlikeli olaylardan biridir, genelde motosiklet sürücüsünde ve motorda ağır hasarlar bırakır.

O yüzden motosiklet virajda kayıyor mu? High Side olabilecek bir durumsa; bırakın kaysın, ayağınızı frenden çekmeyin. Çekerseniz çok daha ciddi bir pozisyonda bulabilirsiniz kendinizi.

Low Side da viraj dışına, sizi kesecek duvar yok ise (şanslısınız) uçuruma doğru düşerken, High Side da yolun ortasına, karşı şeride geçme durumu vardır ki en kötü senaryodur.

Pozisyona ve duruma göre nasıl düşeceğinizi seçmeniz gerek. Bunlar anlık olduğu için çoğu zaman seçmek mümkün olmasa da, en azından bu durumları göz önünde bulundurarak sürmek gerek.


____
BoSKu-Bodrum Scooter Kulübü
www.bodrumscooter.org
www.facebook.com/groups/boskubodrum
www.facebook.com/groups/boskuduyuru

1. Bodrum Bisiklet Turu | 6-8 Ekim 2017

BBK Bodrum Bisiklet Kulübü olarak 6-8 Ekim 2017 tarihleri arasında Bodrum Yarımadasında düzenleyeceğimiz otel/çadır konaklamalı, iki gün bisiklet, bir gün tekne turu içeren "1. Bodrum Bisiklet Turu" organizasyonumuza Türkiye'nin her köşesinden bisiklete gönül veren dostlarımızı bekliyoruz.

Detaylar çok yakında http://www.facebook.com/BodrumBisikletTuru1 Facebook sayfamızda ....


Suzuki Burgman 400 Detaylı Inceleme

Blogtaki "Suzuki Burgman AN 400 Detaylı İnceleme" yazısının temeli Facebook arkadaşım Onur Çervatoğlu'na ait olup sıklıkla şahsımın ve kullanan dostlarımın tecrübeleri, düşüncelerinden güncellenecektir.

Burgman 400'ün büyük ağabeyi "Suzuki Burgman 650 Detaylı İnceleme" yazım için tıklayınız.




Klasik bilgiler ile giriş yapalım......

Toplam Uzunluk : 2240 mm
Toplam Genişlik : 760 mm
Toplam Yükseklik : 1350 mm
Aks aralığı : 1585 mm
Yerden yüksekliği : 125 mm
Sele yüksekliği : 750 mm
Yüksüz ağırlık : 215 kg
Motor tipi : 4 zamanlı, 1 silindirli, sıvı soğutmalı, DOHC
Çap X strok : 81 mm x 77,6 mm
Motor hacmi : 399 cm3
Sıkıştırma oranı : 10,6 : 1
Yakıt sistemi : Yakıt enjeksiyonu
Marş sistemi : Elektrikli / Kolay marş (Easy Start)
Yağlama sistemi : Islak karter
Şanzıman : CVT
Süspansiyon :
Ön : Teleskopik, helezon yaylı, yağlı amortisörlü
Arka : Bağlantılı tip, helezon yaylı, yağlı amortisörlü
Frenler :
Ön : Çift disk
Arka : Disk
Lastikler :
Ön : 120/70-15M/C 56S, iç lastiksiz (tubeless)
Arka : 150/70-13M/C 64S, iç lastiksiz (tubeless)
Ateşleme Tipi : Elektronik ateşleme
Yakıt Deposu Kapasitesi : 13.5 L
Yağ kapasitesi (bakım) : 1.5 L

Maxi scooter sınıfının tartışmasız üst sıralarında yer alan Burgman ailesinin ortancası, nam-ı diğer berjer (tekli koltuk). İnanın ki bu tabir şahsıma ait değil. Motoru test etmiş olan yakın çevremin ortalama olarak belirlediği bir benzetme.
Öncelikle şunu belirtmeliyim ki bu yazıyı, Burgman 400 ile yaklaşık 7 bin km’lik tecrübeye sahip bir motosiklet kullanıcısı yazıyor. Önceki motorlarımla birlikte toplam tecrübem ise 40 bin kilometre. Baştan belirtmek gerekir ki yazılanlar şahsi yorumlarından ibarettir.
Kendimi ortalama bir motosiklet kullanıcısı olarak görüyorum. Yorumlarımda da ''kesinlikle bu böyledir!!'' demek gibi bir niyetimin olmadığını ayrıca belirtmek isterim. Kullanıcıdan kullanıcıya değişebilecek detaylar da mevcut. 


Turkiye Suzuki Burgman 200/400/650 Club

Baştan bir uyarı daha yapmalıyım. Yazımı sıkıcı bulabilirsiniz ancak bu motorun detayları oldukça fazla. Bu sebeptendir ki genel anlatımdan ziyade detay ağırlıklı bir yazı ortaya çıktı.



Genel itibariyle bir giriş yapmak gerekirse bu motosikleti tasarlayan mühendislerin herşeyden çok konfora ve kullanışlılığa yoğunlaşmış olduğudur. AN 400’de birçok konfor ve kullanış detayı göze çarpmakta. Sanırım bu kısmı bir başlık altında toplamak yerinde bir hareket olacaktır. 


BoSKu-Bodrum Scooter Motosiklet Kulübü

KONFOR VE KULLANIŞLILIK


Motorumuzun elcik kısmında orijinal olarak motorun renginde elcik koruma var. Ayrıca elcik ısıtma da mevcut. Henüz çok sert bir soğukta seyahat etmemiş olsam da hoş bir özellik. 



Motosikletin ön konsolunda 2 adet eldiveni çıkarma gereği duymadan ulaşabileceğimiz saklama gözleri bulunmakta ki bence gayet kullanışlı bir özellik.



Ön cam gayet geniş. Sürücüyü büyük oranda rüzgardan etkilenmeyecek şekilde koruyor. Hatta bayağı koruyor. 



Aynalardan bahsetmek gerekirse sadece ben değil, o meşhur yakın çevrem de gayet geniş olduğunu söylüyoruz. Kör noktada kalan araç yok gibi. Çamur atmak gibi bir niyetim yok ancak önceki motorum olan Bajaj Pulsar 200 NS’ten sonra adeta bir kamyonet aynası hissiyatı yarattı doğrusu. Bajajcılar beni affetsin.



Çok beğendiğim bir başka özelliği de sürücü popo dayama kısmının ayarlı oluşu. 3 adet kademesi mevcut. En konforlu pozisyonu belirleyip rahat bir şekilde yolculuk yapabiliyorsunuz.



Sele altı amortisörü, bagajda birşeyler almak veya koymak için vs. uğraşırken pek güzel fayda sağlıyor.



Buna bir bonus da koltuğun altında açma kapamalı bir ışığın olması.Bu sayede ışıksız ortamlarda eşyalarınızı rahatlıkla görebiliyorsunuz. (Otomobillerdeki tavan aydınlatmalarına benzer bir ışık)



Sele altı bagaj 60 litre civarı hacme sahip ve 2 adet tam kapalı kask sığabiliyor. Hatta bazen abartıp diğer motosiklet sürücüsü arkadaşların da bazı materyallerini içine atıp motoru kilitlediğim çok olmuştur. Bu konuda sahibine artistlik yapma fırsatı da vermiyor değil.



Bütün bunların yanı sıra torpido gözü ve içerisinde 1 adet çakmaklık mevcut ki bu özellik çağımızda sıklıkla kullandığımız akıllı telefon, tablet gibi cihazları şarj etmemize imkan sunuyor. 



Ufak bir detay olarak, marşpiyel kısmı  kırmızı ışıkta durulduğunda ayakların yere basmasını rahatlatacak şekilde tasarlanmış (içe doğru kavisli). Ufak ama hoş bir detay.



Dezavantaj kısmına bir ekleme yapmak gerekirse motorumuz oldukça alçak bir yapıda. Tümsek veya çukurlara girmek zorunda kalındıysa maksimum dikkat gerektiriyor. Öyle ki artçılıyken bu özen daha da artırılmalı hatta gerekirse artçı indirilip tekrar bindirilmelidir.
Birkaç kez bu konuda sıkıntı yaşadım, alt kısmı kontrol ettiğimde sürtülen yerin sehpa kısmı olduğunu farkettim. Yine de dikkatli olmak lazım çünkü insanın içi gidebiliyor o meşhur sürtme sesinde. Bir düşünsenize hangimizin içi gitmez.



Stop lambasının hemen alt kısmında iki adet sağlı sollu kancanın tutabileceği ufak demir parça mevcut. Arka koltuğa eşyaları fileyle sabitlemede işe yarar durumda. Özellikle kampçı arkadaşlar bu özelliği sevecek gibi. Ufak ama hoş detaylardan bir tanesi daha.



Son olarak artçı konforundan bahsedecek olursak artçılı seyahat ettiğim arkadaşlarım çok rahat olduğunu söyleseler de içlerinden biri İzmit-İstanbul arası bir yolculuğu sonrası poposunu hissetmediğini söyledi. İlginçtir sürücü olan bende herhangi bir uyuşma veya ağrı yoktu. Titreşim konusunda hassas olduğumu söyleyebilirim. O yüzden uzun yolculuklarda artçı konforu için bir ''acaba'' dedirtmedi değil.

GÜVENLİK VE SÜRÜŞ İZLENİMLERİ
İlk olarak ABS’den bahsedecek olursak; başlarda hassas (erken devreye girme) olarak nitelendirilebilirken, zamanla normal (ne erken ne geç) gelebiliyor. İnsanoğlu nelere alışmıyor ki zaten. Sonuç olarak ABS görevini güzel icra ediyor diyebiliriz. 




Lastik ebadları ön-14 arka-13. Belki bu cüssede bir motora bir tık daha büyük olabilirdi diyorum ama sonradan düşününce Japon mühendisliğine olan sonsuz güvenim, adamların bir bildikleri vardır dedirtiyor ve susuyorum. Motoru bayiden alınca üzerinde Bridgestone Hoop lar takılı bir şekilde teslim ediliyor. Bence gayet başarılılar. Meşhur scooter lastiği Michelin City Grip’in performansına yakın diyebilirim.



Bir başka güvenlik unsuru da sadece mat gri rengindeki modeller için geçerli.
Bu rengi ben asfalt rengine benzetiyorum. Yolda bukalemun misali kamufle olabilme riskiyle karşı karşıya kalınabiliyor. Dikkatli olmakta yarar var. Renge sözüm yok bence çok hoş lakin görünür olmak da gerek. Reflektörlü yelek veya ek aydınlatma aparatları kullanarak bu görünmezliği azaltabilirsiniz.




Kısa huzmeli farlar bence yetersiz. Aydınlattığı alan kısıtlı gibi. Uzun huzmeli olanları yakınca projektör misali her yeri aydınlatıyor. Yalnız diğer sürücülerden küfür yemek hoş olmaz diye düşünmekte yarar var.
Motorumuzun tekerlekleri ufak  olmasından dolayı bozuk satıhları pek sevmiyor diyebiliriz. Çukursuz tümseksiz asfaltta ise konfor maksimum düzeye çıkıyor. 



Viraj performansı bana göre gayet başarılı. Bilemiyorum etkisi var mı fakat amortisörün göbekten oluşu buna etken olabilir. 


Burgman 650 Detaylı İnceleme : www.bit.ly/BurgmanAN650Z

Motor performansına gelecek olursak; motorun kalbinde tek silindirli 34 hp, 34,4 nm torka sahip atmosferik bir benzinli motor yer alıyor. Bu motorun yükü ise biraz fazla gibi (225 kg boş ağırlık). Araç sollamalarında yeterli ivmelenmeyi sağlıyor, yeterli hızlara da ulaşabiliyor lakin bir T-max veya abisi Burgman 650 gibi üst sınıf motosikletlerin performansını beklemek doğru olmaz. Benim gördüğüm son hız ise 155 civarı. Eminim bu hız kişiden kişiye değişir ve 155 in yukarısında hızlara ulaşılabilir.
Denemedim bilmiyorum. Hız konusuna değinmişken motorun ideal hızının ise 90-120 arası olduğunu düşünüyorum. 



Ortalama bir performansın yanında hissettirdiği güven duygusu, konfor ve stabilite (yüksek hızlar dahil) herşeyi unutturup keyifle yol aldırıyor ve en önemlisi sürücüsünü yormuyor. Belki de verdiği bu hissiyatlar yüzünden Burgman sınıfında efsaneleşmiş bir scooterdır. 

Öyle ki sürüş esnasında saatlerce yol alabilirim sıkıntı olmaz dedirtiyor. Bir örnekle açıklamak gerekirse uzun yol sayılmaz belki ama İstanbul-Balıkesir(Erdek) arası yolculuğumun (260 km civarı) sonunda ''Hacı ben bir bu kadar daha gidebilirim.'' dedirtmiştir. 

YAKIT TÜKETİMİ



Yakıt tüketimi birçok kullanıcı için önemli bir husus. (Tüketim ...litre/100 km dir)
Tüketim miktarını yol bilgisayarından görmek mümkün. Benim ortalamam 3,4-3,6 şehir-içi, şehir-dışı karışık ancak bu kesinlikle etken olmamalı çünkü bu değerler ''sakin kullanım, ivmelenmenin minimumda tutulması, lastik basınçlarının sık kontrol edilmesi, dur-kalktan kaçınma ve mümkün olduğunca otoban kullanımı tercihi'' neticelerinde ortaya çıkmıştır. 
Artçılı ve performanslı kullanımda bu değerler 4-4,5 litrelere çıkabilmektedir. 
Yol bilgisayarının ölçtüğü değerlerin doğruluğu da tarafımca test edildi. Değerler doğru.
3,4-3,6 değerleri bence 400 lük bir motora, hele hele 225 kg boş ağırlığa göre oldukça makul değerler. Bugün baktığımız zaman birçok 250 cc lik maxi scooter ların yakıt değerlerine yakın miktarları yakabilmek, başarılı sayılabilir.



DEZAVANTAJLARI



* Yukarı da bahsettiğim gibi motorumuzun yere yakın olması tümseklerde altını sürtmesine yol açıyor. Malum Türkiye yollarında bazen bozuk satıhlarda sürmek zorunda kalınabiliyor. Bu zeminlerde dikkatli olmak hatta mümkün mertebe sürmemek gerek.
* Tam kavrama yaklaşık olarak 20-30 km/saat hızda gerçekleşiyor. Debriyajı zorlamamak adına dur-kalklardan sakınmak ve 30 km'nin üstünde seyir etmek gerektiği kanaatindeyim. (Zorunlu haller dışında) 
* Bir Suzuki geleneğidir, bilen bilir yedek parçaları biraz tuzlu gelebilir. Belirli başlı parçalar internetten araştırılıp fiyatlarına bakılabilir. 
* Kısa huzmeli far yetersiz. Biraz daha uzağı aydınlatabilirdi.



* Saçma gelebilir belki ama kontak anahtar yuvası her an bozulabilecekmiş gibi bir hissiyat yaratıyor. Garip bir refleks oluştu ve anahtarı yuvaya yerleştirip çevirirken özen gösteriyorum.
* Performans olarak, yakıt tüketiminden biraz feragat edilerek iyileştirilebilirdi. (Bu konuda da Japon mühendislerin bir bildiği vardır diyip susabilirim) 

AVANTAJLARI




* İlk olarak, işçilikten ve malzeme kalitesinden bahsetmek gerekirse gerçek anlamda üzerinde çalışıldığı belli oluyor. Motoru ilk gördüğümde gözüme çarpan ve en çok hoşuma giden özelliğidir. Kalite kendini en çok ön konsolda belli ediyor. Saklama gözleri, göstergeler manetler, elcikler vs. İnceleme fırsatı olanlar hak verecektir. 
* Periyodik bakımlar 6 bin kilometrede birr. Şu ana kadar sahip olduğum, bakım aralığı en yüksek motor. Bana güzel geliyor bilemiyorum.
* Yine yukarıda bahsedildiği üzere saklama yerlerinin sıklığı herşeyi elinizin altında ve ulaşılabilir yapıyor. Motordan inmeden el ile ulaşabileceğiniz bir çok materyalinizi saklayabiliyorsunuz. 2 adet ufak elciklerin hemen altında, 1 adet büyük ve anahtarlı torpido gözü mevcut. Bagajın genişliğine zaten değinmiştim. (60 litre) Bu detaylar motorun kullanışlılığını hayli artırıyor.
* Tasarım sade ve şık. Herşey olması gerektiği gibi kararında. Ufak ve hoş detaylarla da süslenmiş vaziyette.(Yukarıda bahsedilen ufak detaylar) 
* Kontak kısmı perde ile kapanabiliyor. Yağmur, toz, hırsızlığa karşı tercih edilirse kullanılabilir. 

MOTOR KİMLERE HİTAB EDİYOR
AN 400 Burgman, bir motosikletten beklentisi;
-Denge
-Kalite
-Kullanışlılık
-Stabilite
-Konfor 
olanların ihtiyaçlarını bence fazlasıyla karşılıyor. 
Özellikle uzun yol sevenler için adeta biçilmiş kaftan diyebilirim. 

FOTOĞRAFLAR











Yeni Kasa Suzuki Burgman 400 (2017)


Suzuki 2017 model Burgman 400 lerde kasa değişikliği yapmış bulunmaktadır. 2016 ve önceki modellerindeki babacan, ağır abi tipi yerini daha çok genç işi City Sport tarzı bir scootera bırakmış. Koltuk konforu, plastik granaj kalitesi, ayna tasarımı, ön cam beğenilmeyen detayları arasında...
2018 model Burgman 400 ile ilgili diğer inceleme yazısı için tıklayınız.




Okuduğunuz için teşekkürler...